Kayıtlar

Siyasal etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Elitlere Muhalefet - küg13

11 Eylül olaylarının olacağını önceden bilmek Küresel Üstünlük Grubu'na gündemlerini hızlandırarak gerçekleştirme fırsatı verdi. KUG'dekiler Afganistan'nın işgal edilmesini 11 Eylül'den çok önceleri istemekteydi. Temsilciler Meclisi Asya ve Pasifik Uluslararası İlişkiler Alt Komitesi Afgan hükümetinin devrilmesi konusunu 1998'in Şubatında tartışmıştı. ABD hükümeti Haziran 2001'de Afganistan'in Ekim ayında işgalinin planlandığını Hindistan'a bildirmiş ve Janes Defense News Mart 2001'de ABD'nin yıl sonuna doğru Afganistan'ı işgal edeceğini yazmıştı. BBC de 11 Eylül'den daha önce, ABD'nin Afganistan'ı Ekim ayında işgal etmeyi planladığını Pakistan Dışişleri Bakanı'na söylediğini bildirmişti.[58] 2006'nın başına gelindiğinde KÜG'nin gündemi üst düzey siyasi gruplara tam anlamıyla yerleşmiş ve ABD hükümeti içinde sinsice işlevsel hale gelmiş durumdaydı. Dünya çapındaki 700 üsse ABD güçlerinin intikali için askeri yüklenic...

11 Eylül Saldırıları - küg12

Küresel Üstünlük Grubunun önemli bir kısmı 11 Eylül saldırılarının eli kulağında olduğunu önceden bilme fırsatına sahipti.[**] Birçok ülke ABD'yi olası bir terör saldırısına karşı uyardı: Afganistan, Arjantin, İngiltere, Cayman Adaları, Mısır, Fransa, Almanya, İsrail, İtalya, Ürdün, Fas ve Rusya. ABD içi istihbarat camiasından gelen uyarılar El-Kaide'nin bazı planlarını içeren yazışmaları içeriyordu. Bu ön uyarıların bazıları şöyle:[***] 1993: Pentagon tarafından görevlendirilen uzman bir komisyon ulusal anıtların bombalanması için uçakların kullanılabileceği konusunda kaygılarını bildirdi. (Washington Post, 02/10/01) 1996-2001: Federal yetkililer Bin Ladin'le bağlantılı muhtemel teröristlerin ABD içinde ve dışında uçuş eğitimi aldığından haberdardı. Oklahoma City'li bir FBI ajanı, yolladığı memoda büyük miktarda ortadoğulu erkeğin uçuş eğitimi aldığına ve bir saldırı planlayabileceklerine dikkat çekiyordu. (CBS, 30/05/02) Gözaltına alınan bir terörist ifadesinde sa...

2000 ve 2004 ABD Seçimleri - küg11

2001'in Eylül ayında, 2000 yılı seçimlerinde Florida'da hiç sayıma girmemiş 175.000 oyun sekiz ay süren incelemesinin ardından, National Opinion Research Center'in analizi Al Gore'un aslında Florida eyaletini kazandığını ve Başkan'ın O olması gerektiğini doğruladı. Ne yazık ki bu rapor, 11 Eylül 2001 haberlerini peşpeşe yağdıran ticari medyada pek yer almadı.[53] 2004 seçimi daha da hileliydi. 2004 resmi oy sayımı George W. Bush'un üç milyon oy farkla seçimi kazandığını gösteriyordu. Ama çıkış anketleri (exit polls) John Kerry'nin beş milyon oy farkla seçimi kazanacağını tahmin etmekteydi. Sekiz milyon oyluk fark, muhtemel bir hata payından çok daha büyüktür. Toplam hata payının yüzde birin altında olması gerekir. Ama resmi sonucun, anketlerden %5 sapması istatistiksel olarak mümkün değildir.[54][*] National Election Pool (en büyük beş yayın kuruluşu ve Associated Press'ten oluşan konsorsiyum) tarafında anketleri yürütmekle görevlendirilen iki şirket...

Halkla İlişkiler Şirketleri ve Küresel Üstünlük Grubu - küg10

Küresel üstünlük çabalarına kamuoyu desteğinin kontrol edilmesinin etkisi tartışmalı da olsa revaçta olan bir yolu da halkla ilişkiler (Hİ) şirketlerinin kullanılması. Son yıllarda, gerek Amerika içi gerekse uluslararası sözleşmelerini çoğaltan Hİ şirketleri karlarını artırdı. ABD içinde doğrudan propaganda kampanyaları yasadışı da olsa, hükümetler ve Hİ şirketleri, Amerikan okuyucularına anında ulaşacak yabancı gazetelere haber ekerek (kullanılan terim bu; ben de aynen almayı uygun gördüm; a.) yerel kamuoyu oluşturmanın yaratıcı bir yolunu buldular.[47] Hükümet, kitlelerin belirli bir konuda ideolojik bir tepki vermelerini sağlamak için bu firmalara bel bağlarken, Hİ şirketleri de kârına baktı. Tepedeki güç ve sermaye yoğunlaşması askeri yükleniciler ve hükümetle sınırlı kalmadı. Halkla ilişkiler şirketleri ve kriz yönetim kuruluşlarının kamuoyu üzerindeki etkisinde de aynı eğilim görüldü. Teröre karşı sürekli savaşa olan desteği şekillendiren görüntüler arasında Saddam Hüseyin'...

Kamu ve Özel Girişim Ortaklıkları - küg09

Önde gelen savunma yüklenicilerinin kar güdüsünü küçümsememek önemli de olsa, küresel üstünlük fikrinin yaşama geçirilmesinde hem yeni-muhafazakar ideolojik inançlar, hem de iç içe giren küresel denetim ağları yaratmış, hükümetin yüksey düzeylerindeki, aşırı güçlü, daimi kamu ve özel girişim ortaklıklarının oluşturulması önemli bir rol oynar. Süregiden askeri hizmetlerin özelleştirilmesi bu eğilimin örneğidir.[44] Bir başka örnekse, eski Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz'in Dünya Bankası Başkanlığı'na atanmasıdır. Bu atama, küresel üstünlük yolunda KÜG’ye önemli bir kurumsal varlığın denetimini vermiştir. Küresel Üstünlük, gündeme, büyük ABD medya kuruluşlarının yönetim kurullarına sızmayı da içerir. Sonoma State University araştırma ekibi, en büyük on ABD medya şirketinin yönetim kurullarının ilişki analizini yeni yapmıştır. Ekip, on medya devinin yönetim kurullarında 118 kişinin görev aldığını saptamıştır. Bu 118 kişi ulusal ve uluslararası 288 yayın kuruluşunda dön...

KÜG politikalarından kimler kazançlı çıktı? - küg08

Küresel Üstünlük Grubu tarafından savunulan 11 Eylül sonrası askeri genişlemeden Lockheed Martin ciddi biçimde kazançlı çıkmıştır. Pentagon’un yeni silah satın alımı için ayırdığı bütçe, 2001'de 61 milyar dolardan, 2004'te 80 milyar dolara yükselmiştir. Aynı dönemde Lockheed Martin'in satışları gelecekteki alımlara istinaden on milyarlarca dolar artmıştır. 2000-2004 yılları arasında, şirketin piyasa değeri % 300 artış göstermiştir. Gazeteci Tim Weiner (New York Times) 2004 yılında şöyle yazmış: Washington’da iş yapmak için, hiçbir yüklenici Lockheed Martin kadar iyi konumlanmış değildir. Cirosunun neredeyse %80'i ABD hükümetinden gelir. Gerisinin çoğunluğu da vergilerle desteklenen yabancılara silah satışıdır.[36] 2005 Ağustos ayı itibariyle, L. Martin hissedarları, son bir yıl içinde %18 kar ettiler.[37] Northrup-Grumman da, geçen üç yıl içindeki Savunma Bakanlığı sözleşmelerinin 2001'de 3,2 milyar dolardan, 2004'te 11,1 milyar dolara çıkmasıyla benzer bir...

Küresel Egemenlik Taraftarlarını Anlamak - küg07

11 Eylül sonrası artan askeri harcamalardan belirgin şekilde yararlananlar, bir grup Savunma Bakanlığı ve ulusal güvenlik yüklenicisi oldu. Bu çalışma kapsamında çalışma grubumuza, gelirlerinin asgari üçte birini Savunma Bakanlığı kontratlarından elde eden ilk yedi askeri yükleniciyi dahil ettik. Ayrıca, yüksek siyasi etkileri ve Reagan ve Bush 1-2 yönetimlerinde dönüşümlü olarak görev yapan personellerinden dolayı The Carlyle Group ve Bechtel Group Inc. ’i de ekledik. Bu şirketler 11 Eylül sonrası politikalardan ciddi biçimde yararlandılar. Amacımız YCSE içindeki küresel üstünlük siyasetinin baş taraftarlarını ve bu siyasetten en karlı çıkanları belirlemekti. Bu siyasetin önemli taraftarlarını ve küresel üstünlük siyasetinden en fazla çıkarı olan şirket yöneticilerini belirleyerek YCSE arasındaki Küresel Üstünlük Grubu'na (KÜG) dahil bireylerle ilgili parametreleri ortaya koymaya başlayabileceğimizi düşünüyoruz. KÜG'nin genel parametrelerini bilmek, dünyanın tamamiyle askeri ...

Amerika'nın Savunmasını Yeniden İnşa Etmek - küg06

Kuruluşundan beri PNAC, siyasal bildirilerini imzalayacak veya gruba katılacak olan sayısız insanı kendisine çekti. PNAC içinde sekiz üyenin, bir numaralı savunma yüklenicisi Lockheed-Martin, yedisininse üç numaralı savunma yüklenicisi Northrop Grumman ile ilişkisi vardır.[29] Küresel üstünlük YCSE’si ile büyük Amerikan askeri yüklenicilerini birbirine bağlayan bir kaç kurumdan birisi de PNAC'dir.[30] Eylül 2000'de, PNAC Amerika’nın Savunmasını Yeniden İnşa Etmek: Yeni Bir Yüzyıl için Strateji, Güç ve Kaynaklar başlıklı, 76 sayfalık bir rapor yayınladı.[31] Rapor, 1992 yılında yayınlanan, Lewis Libby ve Paul Wolfowitz tarafından yazılmış Savunma Siyaseti Kılavuzu ’yla benzerlikler taşıyordu. Bu pek de şaşırtıcı değildi çünkü hem Libby, hem de Wolfowitz 2000 tarihli PNAC raporunun hazırlanması sürecine katılmıştı. Rapora önemli katkıda bulunanlar arasında Steven Cambone, Doc Zakheim, Mark Lagan ve David Epstein da vardı. İsmi geçenlerden hepsi George W. Bush yönetimince üst d...

Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi - küg05

ABD'nin önderlik edeceği bir "Yeni Dünya Düzeni" için YCSE, Reagan/Bush döneminin sertlik yanlıları ve diğer askeri genişleme taraftarlarıyla birlikte PNAC'yi 1997 yılının Haziran ayında kurdu. Hazırladıkları İlkeler Bildirisi Amerikan dış siyaseti için bir kılavuza ihtiyaç olduğu ve Amerika'nın dünyadaki rolü için stratejik bir vizyon yaratılmasının zorunlu olduğunu söylüyordu. PNAC aşağıdaki bildiriyle hedeflerini şöyle açıkladı: Bugünkü küresel sorumluluklarımızı yerine getirebilmek ve yarına yönelik ordumuzu modernleştirmek için savunma harcamalarımızı ciddi biçimde artırmalıyız. Demokratik müttefiklerimizle ilişkilerimizi güçlendirmeli, çıkarlarımıza ve değerlerimize düşmanca tutumu olanlarla mücadele etmeliyiz. Dışarıda siyasi ve ekonomik özgürlük davasını yaymalıyız. Güvenliğimize, refahımıza ve ilkelerimize dost bir uluslararası düzeni genişletmek ve korumak yolunda Amerika’nın üstleneceği biricik rol için sorumluluktan kaçmamalıyız. Bugün, Reagan...

Kuluçka Evresi - küg04

İki partideki (demokrat ve cumhuriyetçi; a.) YCSE de Amerikan askeri üstünlüğünün sürmesini arzulamaktadır. Her iki parti de Kongre’yi ABD dışında ticari çıkarların, içeride şirket karlılıklarının korunması için önlem almaya cesaretlendirmektedir. Savunma yüklenicilerinin karlılığının daha iyi sürdürülebilmesi için, Clinton yönetiminin Savunma Bilim Komitesi tarafından ABD silahli kuvvetlerinin daima hazır olabilmesi amacıyla uluslararasi silah şirketlerinin birleştirilerek küresel bir silah sanayii oluşturulması istenmiştir.[22] Dış politikadaki sert çizgisiyle tanınan, ve Clinton döneminde CIA başkanlığı yapmış olan James Woolsey istikrarlı ve güçlü bir savunma siyaseti istemiştir.[23] Ama Clinton yönetimi küresel üstünlüğü süregiden yüksek savunma bütçelerine ideolojik dayanak yapmaktan kaçınmıştır. Onun yerine, savunma yüklenicilerinin düşen karlılıklarını dengelemek üzere ABD’nin uluslararası silah pazarındaki payını artırmak için çaba göstermiş ve pazardaki ABD payı 1988'de...

Yeni-Muhafazakar Felsefe - küg03

Küresel Üstünlük Grubunun Kökleri Chicago Universitesi Toplumsal Düşünce Komitesi'nde çalışan Leo Strauss, Albert Wohlstetter ve diğerlerinin, öğrencileri olan Paul Wolfowitz, Allan Bloom ve Bloom'un öğrencisi Richard Perle kanalıyla yeni-muhafazakar düşüncenin yayılmasına öncülük ettikleri genel kabul görmüştür. Adbuster yeni-muhafazakarlığı şu şekilde tanımlıyor: Demokrasinin, ne kadar hatalı gözükürse gözüksün, en iyi şekilde milliyetçilik ve din pompalanmış cahil bir toplum tarafından savunulabileceği inancı. Yalnızca militanca milliyetçi bir toplum insan saldırganlığını önleyebilir… Bu tür bir milliyetçilik dış tehdide ihtiyaç duyar, bulamazsa bunu yaratmak zorundadır.[15] Yeni-muhafazakar felsefe 60'ların toplumsal devrimler ve siyasal doğruculuğundan, liberalizmi yaymaya ve kültürel göreceliğe bir tepki olarak doğdu. Reagan ve George H.W. Bush dönemindeki sayısız görevli ve uzman yeni muhafazakar felsefeden güçlü bir şekilde etkilendiler: John Ashcroft, Charl...

Yüksek Çevrelerdeki Siyasi Elitler - küg02

Ne var ki, Bir ve İkinci Dünya Savaşları'nda Amerika'nın düşmanlarının yarattığı dış tehditler esnasında, YCSE daha bütün, daha birbirine yakın olmuştur. İşte bu dönemlerde YCSE'nin muhafazakar/gerici unsurları kendi gündemlerini daha kuvvetlice dayatabilmiştir. Birinci Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında Amerika, toplumsal hareketlere, Palmer Raids ve Casusluk Yasası (1917) ve Fesatçılık Yasası (1918) gibi baskıcı karşılıklar vermiştir. Liberal ve radikallere, Ikinci Dünya Savaşı ertesi McCarthy dönemi saldırıları, 1947 tarihli Ulusal Güvenlik Yasası ve işçi karşıtı Taft-Harley yasaları YCSE'nin özendirmesi ve desteğiyle çıkarılmıştır. Soğuk Savaş, artarak devam eden bir silahlanma yarışıyla askeri ve ticari çıkarların daha bir içiçe geçmesine neden oldu. Başkan Eisenhower, 1961'de ulusa seslenirken bu artan kuvvet yoğunlaşması hakkında şöyle uyarıda bulunmuştur: "Artık askeri örgütlenişimiz, öncekilere, ister barış zamanındaki, ister İkinci Dünya v...

ABD Siyasetine Kimler Yön Veriyor - küg01

11 Eylül ve Seçim Usülsüzlüklerinin Gerçek Anlamı ABD’deki şu anki yönetici sınıf, ortak hedefi Amerikan askeri gücünü dünyaya ilan etmek olan yeni-muhafazakar grupların elindedir. Bu küresel üstünlük grubu, büyük askeri yüklenicilerin işbirliğiyle, dünya askeri tek yanlılığı ve Amerikan siyasi sisteminde, çok kuvvetli bir odak olmuştur. Bu çalışma, küresel üstünlük gündemini destekleyen kilit oyuncuların genel parametrelerini ve topluca bu grubun 11 Eylül olaylarından ve 2004 ABD seçimlerindeki usülsüzlüklerden nasıl faydalanmış olduğunu tanımlama çabasıdır. Ayrıca, büyük medya kuruluşları, halkla ilişkiler şirketleri, askeri yükleniciler, siyasi elitler ve hükümet görevlilerini de içine alan girift devlet ve özel ortaklıklarının nasıl beraberce ABD küresel askeri üstünlük gündemini destekledikleri de incelenecektir. Dünyadaki en güçlü askeri-sinai kompleks içinde kim kazanıyor, kim karar veriyor ve kim uyguluyor geleneksel toplumbilim sorularını soracağız. ABD’de genel siyaset...

Küresel Üstünlük Grubu - küg00

11 Eylul 2001 terör olayları hakkında bayağı yazıldı; komplo kuramlarından (bkz teorilerinden) düpedüz zırvaya dek. Tamamıyla katılmasam da, Sonoma State Üniversitesi'nde sosyoloji profesörü olan Peter Phillips'in çalışması ABD iç siyasetinin işleyişiyle ilgili fikir vermesi açısından çok önemli. Özellikle de silah sanayiinin siyasete etkisi ve ABD araştırma geliştirme projelerinde öncü olduğu gerçeği bütün dünya vatandaşlarının durumu iyice düşünmesi için bir fırsat. Küresel Üstünlük Grubu küg01 - küg02 - küg03 - küg04 - küg05 - küg06 - küg07 - küg08 - küg09 - küg10 - küg11 - küg12 - küg13 .

Evrim ve Devrim - Radikal Kuram (6)

İnsan merkezi ve kurumsal sınıra baktık, ve bu farklı alanların nasıl bir etkileşim içinde olduğunu anlamaya çalışırken kullanacağımız tamamlayıcı ve bütüncü yaklaşıma bir göz gezdirdik. Sonraki şey, eğer bilinçli bir hareketsek, bilerek istediğimiz değişiklerin ve başka sebeplerden dolayı olabilecek diğerlerinin, onlara karşılık gelen bilinç, davranış ve sonuçlarla varolan lurumlarda mı süreceği, yoksa yeni kurumlara ve onlara karşılık gelen farklı kurumlara mı yol açacağı. İlki evrim, sonraki devrim olacak. Bu dinamikleri değerlendirmeye çalışmak her zaman kolay değil çünkü alanlar arasındaki ilişkiler biz farkında olsak da olmasak da daima çalışıyor ve insanın durumuna kök salmış olduğu gibi, temel insan ihtiyaçlarından da kaynaklanıyor. Durumu karmaşıklaştıran diğer bir şey de, bir alandaki dinamik, diğerinde de kendisini üretebiliyor. Veya tam tersi, bir alandaki dinamik, diğerindeki özellik veya sonuçlarla çelişiyor. Örneğin, işyerinde aile dinamikleri ortaya çıkıyor, kadınla...

Tamamlayıcı Bütüncülük (Holizm) - Radikal Kuram (5)

Radikal kuram, bu farklı alanları anlamaya çalışırken tamamlayıcı bir yaklaşıma ihtiyaç duyuyor. Tekilci (monist) bir yaklaşım yalnız bir alana bakar ve o alanın toplumsal yaşamın diğer alanlarını nasıl etkilediğine en çok önemi atfeder. Çoğulcu (pluralist) bir yaklaşım bu alanların herhangi bir bileşimine bakar ve yalnızca sonuçları toplar ve özetler. Örneğin akrabalık ve ekonomik alanlara bakan birisi, sınıf mücadelesi ve erkek-egemenliğini toplumu biçimlendiren ana güçler olarak görür. Üçüncü ve radikal kuramca zorunlu hale gelen yaklaşım, bir alanın diğerine üstünlüğünü verili olarak kabul etmeyen, fakat bütünün parçalarının nasıl karşılıklı ilişki içinde olduğunu anlamaya çalışan tamamlayıcı ve bütüncü bakışı savunur. Farklı alanlar arasında çeşitli etkileşimler olacağını ve dikkatli gözlem ve değerlendirmenin, toplumdan topluma farklı sonuçlar doğuracağını kabul eder. Tamamlayıcı bir yaklaşım kullanmak özgürleştirici toplumsal kuramımızı geliştirmek ve anlamamızda bize ya...

Temel Kavramlar - Radikal Kuram (4)

İnsan Merkezi ve Kurumsal Sınır İnsan merkezi, ihtiyaçları, arzuları, kişilikleri, karakterleri, yetenekleri ve bilinçleriyle bir toplum içinde yaşayan insan topluluğudur. Tarihten ve evrimden geldiği şekliyle bütün bu değerleri, nasıl var olup ilişkiye girdiklerini, zaman içinde çoğaldıklarını, bugünün bireysel ve toplu ihtiyaç ve isteklerini olduğu gibi, yarının umut ve arzularını içerir. Kurumsal sınır, toplumun, herbiri iç içe geçmiş roller, ilişkiler ve ortak beklentileri, ve toplumsal sonuçlar doğuran davranış biçimlerinden oluşan toplumsal kurumların özel bir kümesidir. Toplumun kurumsal sınırını dönüştürebilme yetisini bize veren şey insani bilincimizdir. Kendisinin farkında olan varlıklar olduğumuz için, şekilleri tanımlayabilir, sonuçları tahmin edebilir, ve bilerek toplumsal gelişmenin yönünü o şekilde değiştirebiliriz ki daha öncekilerden daha fazla arzulanan sonuçlar verecek kurumları ve bu arada kendimizi yeniden yaratabiliriz. İnsan merkezi ve kurumsal sınır ka...

Kuram Nasıl Olmalı? - Radikal Kuram (3)

Katılımcı toplum için radikal kuram kullanışlı, erişilebilir ve hatasız olmak durumunda. Kullanışlı derken anlatmak istediğim, pratik bir amaca hizmet etmesi ve bir hareketin ihtiyacından doğması. Bizim için bu, toplumsal hareketlerin ve dönüşümün nasıl işlediğini anlamak olacak, böylece toplumsal değişimi bilinçli olarak etkileyebileceğiz. Kuram bizi güçlü kılmalı ve yerinde kararlar vermemize, hatalarımızdan ders almamıza ve ileriye gitmemize olanak sağlamalı. Bizim kendisini bilen ve tanıyan bir hareket olmamıza yardım etmeli. Erişilebilir olmak bence şu demek: Geniş kitlelerce benimsenen bir vizyonla uyumlu bir toplumsal dönüşümü arzulayacak ve yapacaksak, kuramımız da geniş biçimde benimsenmeli, kolayca anlaşılmalı, kolay kavranmalı ve kolaylıkla uygulanabilmeli. Ama bunun toplumsal hareketimizin gidişatıyla ilgili bir amacı daha var. Yalnızca küçük bir grubun anlayabileği bir kuram, ne kadar sınıf, ırk ve cinsiyet bilincine sahip olursa olsun, o küçük grubun hareketimizin yön...

Toplumsal Değişim - Radikal Kuram (2)

Günümüzdeki değişimin ikinci bir göstergesiyse toplumsal hareketlerin, geçmişle karşılaştırıldığında birbirleriyle yakınlık ve ilişki kurmada daha başarılı olması, ve çoğu durumda yalnızca çıkar çatışmalarını önleyerek değil, diğerlerinin ihtiyaç, çıkar ve arzularını zedelemeden, onun yerine farklı kaygı ve stratejileri bilmesi ve kabul etmesi, ve bazı durumlarda da yalnızca dayanışma adına davranması. Gerçi bunun nedeni, hareketler arasında geniş kabul gören ve yaygın bir anlayıştan çok, sezgi ve Yeni Sol'un henüz açığa çıkmamış katkıları; ve toplumsal hareketlerin karşılıklı ilişkisini açıklamak ve dinamik bir vizyon ve strateji geliştirmek için bilinçli olarak geniş kavramsal çerçeve kullananlar içinse bu daha az belirgin. Bugün herkesçe kabul edilebilecek bir toplumsal değişim kuramını gerekli kılan bir başka farklılık daha var. Toplumsal hareketlerimizdeki günlük etkinliklerde yeni bir dünya tutkusu ve isteği yok. İnsanın özgürleşme ve dönüşüm olanakları, toplumu tanımlayan ...

Katılımcı Toplum İçin Radikal Bir Kuram (1)

(9-11 Mart 2007'de, New York'ta "The Left Forum" için yapılmış bir panel konuşması. "21. yy. için radikal vizyonlar" paneli International Project for a Participatory Society tarafından düzenlenmişti.) Kökeni klasik ve yeni sol toplumsal hareketlerde olan bazı fikirler sunacağım ve bugünün hareketlerinin neden toplumsal değişim için yeni ve daha genişçe paylaşılan bir kurama ihtiyacı olduğunu açıklamaya çalışacağım. Sunacağım bazı kavramlar ve düşünce biçimim çok farklı olacak. Hatta, bazılarınız deli bile olduğumu düşünebilir. Ama işimi iyi yapar, fikirlerimi açık seçik sunarsam, hem size ışık tutmayı, hem de makul ve mantıklı bulunmayı umuyorum. Eğer arzumuz, ırk, cinsiyet, sınıf ayrımı yapmayan veya diktatörce olmayan bir yarının toplumu ise, insanların, bu yarının iyi toplumunun özgürleştiren kurumlarını yaratmakta kullanacağı kavram, fikir, yöneliş ve davranış türlerine bakmaya başlayabiliriz. Fakat bunu yaparken, toplumsal hareketlerin nasıl içiçe...