Kayıtlar

kizilderili etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Aydaki Adam

Üç kurbağa kızkardeşin bataklıkta birlikte yaşadıkları bir evi vardı. Onlara pek de uzak olmayan bir yerdeyse aralarında iyi arkadaş olan Yılan ve Kunduz'un da olduğu insanlar yaşamaktaydı. İyi görünüşlü çocuklardı ikisi de ve kurbağa kızlarla evlenmek istiyorlardı. Bir gece Yılan kurbağaların evine gitti. Sürünerek, uyuyan kızkardeşlerden birine yaklaştı ve eliyle onun ağzını kapadı. Kız uyandı ve ona kim olduğunu sordu. Gelenin Yılan olduğunu öğrenince onunla evlenmeyeceğini ve hemen gitmesini söyledi; onunla "kaygan şey," "küçük göz" diyerek alay etti. Yılan çaresiz geri döndü ve olanları arkadaşlarına anlattı. Ertesi gece Kunduz şansını denedi. Onun kaderi de farklı olmadı; "kısa bacaklı," "tombul kıçlı" benzeri sıfatlarla uğurlandı evden. Çok kırılmıştı ve ağlarken babası onu görüp ne olduğunu sordu. Anlattı genç ve babası "Bu hiçbir şey değil. Kes ağlamayı yoksa çok fazla yağmur yağacak," diyerek onu sakinleştirmeye çalıştı. A...

Gece ve Gündüzün Karara Bağlanması

Resim
Evvel zaman içinde, oklu kirpi hayvanlar aleminin kralı seçilmiş. Bütün hepsini çağırdığı ilk toplantısında onlara şu soruyu sormuş: "Gece ve karanlık mı yoksa gündüz ve gün ışığı mı olsun?" Bu önemli soru ciddi bir tartışma yaratmış, kimi gün ışığı ve güneşin hakimiyetini isterken, diğerleri sürekli geceyi tercih etmekteymiş. Sincap gerçekte gece ve gündüzü, haftalar ve ayları, gecenin gündüzden ayrı olmasını istermiş, ama yine de "Işık gelecek, ışık olmalı," diye tutturmuş. Ayı da "Gece en iyisidir, karanlık isteriz," demekteymiş. Sincap söylenirken tanyeri ağarmaya başlamış. Diğer taraf sincabın hala ışık da ışık diye bağırdığını görünce çok sinirlenmiş. Liderleri olan ayı başlamış sincapı kovalamaya. Pençesini şöyle bir savurmuş ama yalnızca sırtını yalayıp geçen darbeden bir sıyrık dışında sağsalim kurtulmayı başarmış hayvancağız ve kendisini küçük bir ağaç kovuğuna atmış. İşte o günden beri ayının pençesinin bıraktığı o kara leke sincabın sır...

Kuzey ile Güneyin Evliliği

Resim
Kuzey seyahate çıkmiş. Uzun zaman gidip bir sürü kabile tanıdıktan sonra Güney'in kızına aşık olmuş ve onunla evlenmek istemiş. Kız istekliymiş ama ana-babası karşı durmuş ve "Sen geldiğinden beri havalar soğudu, burada biraz daha kalırsan hepimiz donarak öleceğiz" demişler. Kuzey yılmamış, yalvarmış, kızı verirlerse onu salıp gideceğini söylemiş. Güney ve karısı nihayet razı gelip evet demişler. Düğün yapılmış ve Kuzey karısını kendi memleketine götürmüş. Oraya vardıklarında kız herkesin buzdan evlerde yaşadığını görmüş. Ertesi gün, güneş doğduğunda, evler su sızdırmaya, biraz daha yükseldiğinde ise hızla erimeye başlamış. Sıcaklık giderek artınca bölge sakinleri genç kocaya karısını eve göndermesini, aksi takdirde tüm yerleşimin sular altında kalacağını söylemişler. Karısını çok seven Kuzey direnebildiği kadar direnmiş ama güneş ısındıkça ısınmış, insanlar da daha çok bastırmış. Sonunda pes etmiş ve karısını ailesinin yanına yollamış. İnsanlar, kız güneyde doğduğu...

Gökyüzünden Düşen Kadın

Çok uzun zaman önce insanlar yukarda göklerde, bugün cennet dediğimiz yerde yaşarlarmış ve şanlı şöhretli bir reisleri varmış. Bir gün, büyükreisin kızı hasta düşmüş. Halk bu hastalığın sonu ne olacak diye merak içindeymiş. Onu iyileştirmek için bilinen her türlü ilaç denenmiş ama hiçbiri çare olmamış. Şefin kulübesinin yakınında her yıl mısır veren büyük bir ağaç varmış. Şefin dostlarından biri, rüyasında kızcağızın tedavi olabilmesi için işte bu ağacın yanına yatırılması ve ağacın dibinin kazılması gerektiğini görmüş ve bunu harfi harfine şefe anlatmış. Kız oraya yerleştirilip yerliler daha yeni çalışmaya başlamışlarken genç bir adam gelmiş. Kızarak, "Bu ağacı kesmeniz doğru değil. Hayatımızı onun meyveleriyle idame ettiriyoruz," demiş. Ardından ayağıyla kızı yeni kazılmış çukura itmiş. Meğer o çukur o zamanlar tamamen sulardan oluşan ve sürüyle sukuşunun yüzdüğü bu dünyaya açılan bir delikmiş, henüz karalar yokmuş. Sukuşları kızı delikten düşerken görmüş ve vücutlarıyla ka...