Kayıtlar

Temmuz, 2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Büyücünün Gerçek Tarihi - bük04

Resim
Modern yazarlarda da Büyücülüğün ahlaki kronolojisini araştırma çabasını göremiyorum. Orta Çağlar ve Klasik Eski Çağlar arasındaki bağlantılarla kendilerini çok fazla kısıtlıyorlar. Ne kadim şaman (kadın), ne de Kelt veya Cermen kahinler (kadın) gerçek büyücü. Zararsız Sabasia (Bacchus Sabasius festivalleri), Ortaçağdan günümüze dek gelmiş minyatür bir rüstik "Şabat", İsa'ya bilerek ve isteyerek meydan okunduğu 14. yüzyılın o "Kara Ayin'ine benzemekten çok uzak. Bu iç karartıcı kavramlar gelenek olarak aktarılmadılar; dönemin vahşeti yüzünden bir anda oluştular. Peki, Büyücü'nün tarihi ne zaman başlıyor? Duraksamaksızın vereceğim yanıt şu: "Umutsuzluk Çağlarından." Dünya'nın Kilise'ye borçlu olduğu o derin umutsuzluktan. Ve yine duraksamadan söyleyeceğim, "Büyücü Kilise'nin suçudur." Papazların, onun suçunu hafifletmek için verdiği makul açıklamalardan bir demet sunayım: "Doğaları gereği zayıf ve uçarı, her türlü ayart

Evrensel Adaletsizliğin Temel Dogması - bük03

Resim
Birbirinden bu çok farklı zamanlarda, değişik birikimlere sahip bütün bu insanların bir adım daha öteye gidememiş olmaları insanı şaşkına çevirir. Ama nedeni basittir: hepsi o ilk ve zehirli doktrinleri, yani İlk Günah tarafından esir edilmiş, ya da daha doğrusunu söylemek gerekirse körleştirilmişlerdir. Bu, evrensel adaletsizliğin temel dogmasıdır: "Tamamı tek kişi[1] yüzünden kaybetmiş, bırakın cezalandırılmayı, cezalandırılmayı hak eden, daha doğmadan suçlu ve inanılmaz derecede kötü, daha başlangıçta Tanrı için ölü kabul edilmişlerdir. Annesinin memesindeki bebek çoktan lanetli bir ruhtur artık." Bunu kim mi söylüyor? Hepsi, Bossuet bile. Kutsal Saray'ın[2] üstadı, önemli teolog Spina doktrini şu sözlerle formülleştiriyor: "Tanrı masumların ölmesine neden mi seyirci kalıyor? Bunu adil olmak için yapıyor. Eğer işledikleri günahlardan dolayı ölmeseler bile, o ilk günah yüzünden ölüme mahkumlar."[3] Bu canice kuramdan iki sonuç çıkıyor: adalette ve mantıkta